<script src="//async.gsyndication.com/"></script><?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>lokma | Basmane Lokmacısı</title>
	<atom:link href="https://basmanelokmacisi.com/etiket/lokma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://basmanelokmacisi.com</link>
	<description>İzmir Lokma Firması</description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Feb 2020 11:02:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.1</generator>
	<item>
		<title>Ayaküstü İzmir Sokak ve Fırın Lezzetleri 1</title>
		<link>https://basmanelokmacisi.com/ayakustu-izmir-sokak-ve-firin-lezzetleri-1/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[basmanelokmacisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Feb 2020 10:58:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İzmir Lokması]]></category>
		<category><![CDATA[Saray Lokma]]></category>
		<category><![CDATA[basmane]]></category>
		<category><![CDATA[basmanelokmacısı1930]]></category>
		<category><![CDATA[dağıtım]]></category>
		<category><![CDATA[delikli lokma]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir lokma]]></category>
		<category><![CDATA[lokma]]></category>
		<category><![CDATA[öztapacı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://basmanelokmacisi.com/?p=1319</guid>

					<description><![CDATA[<p>NEJAT YENTÜRK’ün ‘AYAKÜSTÜ İZMİR Sokak ve Fırın Lezzetleri’ Hobi Kitabından Alıntıdır. &#160; Hacı İbrahim Öztapacı (Öztat Tatlıcısı) &#160; &#160; &#8220;İbrahim abi adamı lokma diye dökerdi.” Hacı İbrahim Efendi’ nin lokmacılık mesleğine 1920’lerin sonunda başladığı tahmin ediliyor. Oğulları ve torunları tarafından sürdürülen işletmesi, hala en güzel lokmaları yapmakla haklı bir üne sahip. Oğlu Refik Öztapacı, 1950’lerin[...]</p>
<p>The post <a href="https://basmanelokmacisi.com/ayakustu-izmir-sokak-ve-firin-lezzetleri-1/">Ayaküstü İzmir Sokak ve Fırın Lezzetleri 1</a> first appeared on <a href="https://basmanelokmacisi.com">Basmane Lokmacısı</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">NEJAT YENTÜRK’ün ‘AYAKÜSTÜ İZMİR Sokak ve Fırın Lezzetleri’ Hobi Kitabından Alıntıdır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #000000;">Hacı İbrahim Öztapacı (<strong>Öztat Tatlıcısı</strong>)</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: right;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-1327 aligncenter" style="color: #000000;" src="https://basmanelokmacisi.com/wp-content/uploads/2020/02/haci-ibrahim-oztapaci-1-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /><span style="color: #000000;">&#8220;İbrahim abi adamı lokma diye dökerdi.”</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Hacı İbrahim Efendi’ nin lokmacılık mesleğine 1920’lerin sonunda başladığı tahmin ediliyor. Oğulları ve torunları tarafından sürdürülen işletmesi, hala en güzel lokmaları yapmakla haklı bir üne sahip. Oğlu Refik <strong>Öztapacı</strong>, 1950’lerin başında henüz küçük bir çocukken babasıyla birlikte mesleğe adım attığı günleri şöyle anlattı: ”Babamla evlere giderdik, sokaklarda lokma dökmek yoktu o zaman, lokmayı evlerde dökerdik. Evin avlusunda, bahçesinde hamur yoğurur, gece de lokma dökeceğimiz evde kalırdık. O zaman şimdiki gibi fenni yaş mayalar yoktu. <strong>Hamur</strong> mayası kullanırdık, bildiğimiz ekşi maya. <strong>Ekşi maya</strong> küplerin içinde yapar, lokma yapacağımız eve çömlek içinde götürürdük. Lokma dökeceğimiz eve akşam saat on-on birde gider, hamuru orada başında beklerdik. Sabaha karşı hamurun mayası gelirdi. Onun saati vardı, saati geçirdik mi, köpürür taşardı.” Eski lokmacılığın bu tarafı sanmam ki bilinsin: “Lokma dökeceğimiz insanların evinde yatardık. Eskiden adetler öyleydi. Şamlı Şükrü Beyler, Balcızade Hakkı Beyler, hepsine giderdik. Bunlar <strong>İzmir’in</strong> sayılı iş adamları. Evlerinde kalırdık, gece mayanın kabarma durumuna bakardık. Hamur kabarmış mı, daha ne kadar istiyor diye. ‘Üç saat sonra bizi uyandırın’ derdik. Sabaha karşı kalkar, saat yedi-sekiz gibi dökmeye başlardık. O kadar zordu yani.”</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Lokma dökecek ustaları gece evde ağırlamak, günümüz insanını nasıl da yadırgatır. Devir başka devir, koşulları başka. Bir defa, o yıllarda şehir içinde ulaşım zordu. Lokma dökmek için gerekecek kazanları, maltızı, kömürü, şurubu ve un çuvallarını araba almazdı; zaten o yıllarda at arabasından başka uygun taşıt yoktu. Ev taşımak için bile at arabası kiralanırdı. Lokma siparişi <strong>Karşıyaka</strong>’dan gelmişse trenle gidilirdi. Bir de hamal tutulur, malzemeler lokma dökülecek eve nakledilirdi. Mehmet Öztapacı, kendilerine duyulan güveni gururla anıyor: “Köşkün anahtarı kimseye verilmezdi, ama babama verilirdi. Gece üçte kalkıp köşkün mutfağında hamur mayalaması, sabah da dökmesi için. Yatacak yerde veriliyor. Hizmetkârlarının yanlarında yatıyorlar. Bazen özel bir oda tahsis ediliyorlar. Trilyonluk insanlar <strong>Lokmacı</strong> İbrahim Efendi’ye evinin anahtarını teslim ediyor. Her şey sana emanet. Üst kata çıksan çıkarsın. Şimdi yapabilir misin? Eskinin güzelliği burada.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Ya evleri müsait olmayanlar? “ En mütevazı insanlar bile bu lokmayı yine döktürüyordu. Evlerinde kalamayacağımız ailelere takımları akşamdan götürüyor, biz de sabah beşte gidiyorduk. Eskiden lokma en geç dokuzda-onda dağıtılmış olurdu. Öğlene lokma kalmazdı. Sabah kahvaltısını insanlar şuruplanmamış lokmayla yapardı. Peynir, zeytin, lokma yerlerdi. Üstüne de <strong>şuruplusunu</strong> yerlerdi. İkisi de <strong>dağıtılırdı</strong>. Bazen bir hoca ya da müezzin getirirler, ölünün ruhuna okuturlardı.”</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tüp gazın olmadığı yıllarda koca bir yağ tabakasını ısıtmak ancak maltız ateşiyle mümkündü. Mehmet Öztapacı anlatıyor: “Eskiden bugünkü imkânlar yoktu. Maltızla lokmaya giderdik biz. Çok büyük ocaklardı bunlar kok kömürüyle çalışan. İşçiliği çok ağırdı. Ama kömür ateşinde, susamyağında çıkan lokmaya doyamazdın.”</span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #000000;">  </span></p><p>The post <a href="https://basmanelokmacisi.com/ayakustu-izmir-sokak-ve-firin-lezzetleri-1/">Ayaküstü İzmir Sokak ve Fırın Lezzetleri 1</a> first appeared on <a href="https://basmanelokmacisi.com">Basmane Lokmacısı</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayıkla Pirincin Geçmişini</title>
		<link>https://basmanelokmacisi.com/ayikla-pirincin-gecmisini/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[basmanelokmacisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2020 10:42:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Lokması]]></category>
		<category><![CDATA[Pilav]]></category>
		<category><![CDATA[basmane]]></category>
		<category><![CDATA[basmanelokmacısı]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[lokma]]></category>
		<category><![CDATA[pirinç]]></category>
		<category><![CDATA[tavuklu pilav]]></category>
		<category><![CDATA[tavuklu pilav dağıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[tereyağ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://basmanelokmacisi.com/?p=1307</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mis gibi kokan tereyağı, arpa şehriye veya tel şehriye ile kavrulmuş, tane tane pirinçler ile özdeşleşmiş, güzelce demlenmiş buharı tüten bir pilav. Türk mutfağının klasikleşmiş sadesi, etlisi, sebzelisi ile sofralarımıza renk katan eşsiz bir lezzet pilav. Düğünlerde, hayırlarda, ölümlerde, şenliklerde, davetlerde ilk aklımıza pilav gelir öyle değil mi? Peki bu lezzet geçmişten günümüze tarihimize, sofralarımıza ne zaman[...]</p>
<p>The post <a href="https://basmanelokmacisi.com/ayikla-pirincin-gecmisini/">Ayıkla Pirincin Geçmişini</a> first appeared on <a href="https://basmanelokmacisi.com">Basmane Lokmacısı</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;">Mis gibi kokan </span><span style="color: #000000;">tereyağ</span><span style="color: #000000;">ı, arpa şehriye veya tel şehriye ile kavrulmuş, tane tane pirinçler ile özdeşleşmiş, güzelce demlenmiş buharı tüten bir pilav. </span><strong style="color: #000000;">Türk mutfağının</strong><span style="color: #000000;"> klasikleşmiş sadesi, etlisi, sebzelisi</span><span style="color: #000000;"> ile sofralarımıza renk katan eşsiz bir lezzet pilav.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Düğünlerde, hayırlarda, ölümlerde, şenliklerde, davetlerde ilk aklımıza pilav gelir öyle değil mi? Peki bu lezzet geçmişten günümüze tarihimize, sofralarımıza ne zaman misafir olmuş hiç merak ettiniz mi?</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Pirinç; Günümüzde dünyanın yarısını besleyen buğdaygiller familyasından bir besin. Pirinç tarımı ilk olarak M.Ö 3.000’ lerde Hindistan’ da başlamıştır. ‘50-120 cm boyunda bir yıllık dikine yükselen ve kökten çatallaşarak bir küme oluşturan, şerit şeklinde ve sivrice yaprakları olan, son yapraktan sonra uzun bir sap üzerinde 2 ila 5 başak demetinden oluşmakta ve her başakçığında da bir çiçek barındırmaktadır. Pirinç tanesi işte bu başakçıklarda oluşuyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tropik, astropikal ve ılıman bölgelerde yaygın olarak tarımı yapılan pirinç, su içinde yetiştirilen tek tahıl bitkisidir. Diğer tahıl bitkileri su içinde uzun süre barınamayarak canlılığını yitirdiği halde<strong> pirinç</strong>, suda erimiş oksijeni kullanarak gelişir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Pirinç, başta daha sınırlı bir bölgedeyken giderek yayılmaya başlamış. Avrupa’ ya girişi Büyük İskender’ in M.Ö 324-344 tarihleri arasında yaptığı Hindistan seferinden sonra, ülkelerine dönen Yunan Askerlerinin pirinci Avrupa’ ya getirdiği varsayılıyor. Daha sonra Yunanistan’ dan <strong>Avrupa</strong>’ nın Güneyine ve Kuzey Afrika’ nın bazı bölgelerine yayılmaya başlıyor. </span><strong><span style="color: #000000;">Türkiy</span></strong><span style="color: #000000;"><strong>e</strong>’ ye ise 500 yıl önce güneyden girdiği sanılıyor.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Gelelim pirincin çeşitlerine. Bizim dolmalık ve pilavlık olarak ayırdığımız pirincin aslında dünyada 7.000-10.000 civarı çeşidi vardır. Şekil ve boyutlarına göre bu pirinçler çeşitlerine ayrılmıştır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">&#8211;<strong>Uzun Taneli Pirinç</strong> (Indica): Yaygın olarak tüketilen ve birçok yemek çeşidinde kullanılabilen bir pirinç türüdür. Basmati, <strong>Baldo</strong>, Yasemin bu türe ait pirinç çeşitleridir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">&#8211;<strong>Orta ve Kısa Pirinç</strong> (Japonica): Daha nişastalı, yumuşak ve yapışkan bir yapıya sahiptir. Arborio ve Calrose adlı iki çeşidi yaygındır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">&#8211;<strong>Özel Pirinç</strong>: Esmer pirinç olarak geçer. Sadece dış kabuğu soyulmuş tam pirinçtir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Hemen hemen her gün soflarımızı bereketlendirmiş pirinç geçmişten günümüze dünya kültürüne böyle katılmış. Bizde <strong>Basmane Öztat 1930</strong> olarak sizlere, özel olarak <strong>Urfa&#8217; dan gelen tereyağımızla</strong>, kaliteli malzemelerimizle hazırladığımız <strong>tavuklu,</strong> <strong>nohutlu</strong> pilavımızla dilerseniz <strong>lokma</strong> ve <strong>ayran</strong> seçenekleri ile dilediğiniz yer ve zamanda hizmet vermekteyiz.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Tatlılarımız Tadında Günler 🙂</span></p><p>The post <a href="https://basmanelokmacisi.com/ayikla-pirincin-gecmisini/">Ayıkla Pirincin Geçmişini</a> first appeared on <a href="https://basmanelokmacisi.com">Basmane Lokmacısı</a>.</p>]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BasmaneÖztat 1930</title>
		<link>https://basmanelokmacisi.com/basmane-oztat-1930/</link>
					<comments>https://basmanelokmacisi.com/basmane-oztat-1930/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[basmanelokmacisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2016 20:48:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[1930]]></category>
		<category><![CDATA[basmane]]></category>
		<category><![CDATA[helva]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[lokma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://themes.leap13.com/wiz/bakery/?p=668</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir Lokması’nın adı, lokmanın en güzel ve lezzetli  halini İzmirlilerin yapmasına dayanmaktadır. Bizler de 90 yıldır lokmacılıkla uğraşmaktayız. Lokmacılık maceramız 1930 yılında başlıyor. Dedemiz İbrahim ÖZTAPACI, ailesiyle birlikte göçmen olarak İzmir’e geliyor. Uşakizadeler, Kapanizadeler gibi İzmir’de köşkleri olan zengin ailelere özel günlerde, kandillerde, mevlütlerde  lokma dökmeye başlıyor. Dedemiz sadece lokma işiyle uğraşıyor, babamız işi devraldıkça,[...]</p>
<p>The post <a href="https://basmanelokmacisi.com/basmane-oztat-1930/">BasmaneÖztat 1930</a> first appeared on <a href="https://basmanelokmacisi.com">Basmane Lokmacısı</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Lokması’nın adı, lokmanın en güzel ve lezzetli  halini İzmirlilerin yapmasına dayanmaktadır. Bizler de 90 yıldır lokmacılıkla uğraşmaktayız. Lokmacılık maceramız 1930 yılında başlıyor. Dedemiz İbrahim ÖZTAPACI, ailesiyle birlikte göçmen olarak İzmir’e geliyor. Uşakizadeler, Kapanizadeler gibi İzmir’de köşkleri olan zengin ailelere özel günlerde, kandillerde, mevlütlerde  lokma dökmeye başlıyor. Dedemiz sadece lokma işiyle uğraşıyor, babamız işi devraldıkça, baklava, aşure, burma, revani, kadayıf gibi tatlılarla dükkan açarak bu işi devam ettiriyorlar, fakat hiçbir zaman lokma ve helva işini bırakmıyorlar. Asıl uzmanlık alanımız lokma ve helvadır. Havra sokağında, Kordon’da çeşitli yerlerde dükkan açıyorlar, ama bizi asıl meşhur eden Basmane’de ki köşe dükkanıdır. Hemen hemen 80 yıldır Basmane’deyiz. 3. 4. Kuşakla birlikte kalabalık bir aile olarak gıda çarşısına geliyoruz. Burada Basmane Öztat 1930 olarak bir yer açıyoruz. Basmane Öztat 1930 olarak bizler, daha geniş bir kapsamla, daha iyi bir hizmet verebilmek amacındayız.  Daha rahat çalışmak, en hijyenik ortamı,  en hızlı hizmeti sağlamak, insanlara daha kolay ulaşabilmek adına 90 yıllık tecrübemizle lokma, helva, aşure, tulumba tatlısı, burma, revani, güllaç ve kadayıf gibi tatlılarımızla gıda çarşısında ki yerimizi aldık. İzmir’in her köşesine hizmetimizi sunmaktayız. Özel, mübarek günlerde, mevlüt ve kandillerde, düğünler de cenazelerde, hayırlarınızda, ölmüşlerinizin 7’sinde, 40’ında, 52’sinde her zaman hizmetimizi sağlamaktayız.</p><p>The post <a href="https://basmanelokmacisi.com/basmane-oztat-1930/">BasmaneÖztat 1930</a> first appeared on <a href="https://basmanelokmacisi.com">Basmane Lokmacısı</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://basmanelokmacisi.com/basmane-oztat-1930/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
